Verb

an|zeigen

göstermek, belirtmek, ihbar etmek, ilan vermek

Die Zeugen zeigten den Unfall an.

Tanıklar kazayı ihbar etti.

Die alten Schilder zeigten den Weg an.

Eski tabelalar yolu gösteriyordu.

Sie zeigten die Firma wegen Betrugs an.

Şirketi dolandırıcılıktan ihbar ettiler.

((et4)) an|zeigen bir şeyi göstermek/belirtmek Ekran bir hata gösteriyordu.

((j-n)) ((bei j-m)) an|zeigen birini (birine/bir makama) şikayet etmek Hırsızı polise şikayet etti.

Eş anlamlılar: melden (bildirmek), hinweisen (işaret etmek); Zıt anlamlılar: verbergen (saklamak), verschweigen (gizlemek)

'an-' (üzerine, -e doğru) ön eki + 'zeigen' (göstermek). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeye doğru göstermek'.

'An' ekinin, 'gösterme' (zeigen) eylemini bir reklam ('Anzeige') veya polis raporu gibi belirli bir hedefe yönlendirdiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.