Verb

an|stecken

bulaştırmak, yakmak, iğnelemek, takmak (yüzük)

Er hat Angst, sich anzustecken.

Enfeksiyon kapmaktan korkuyor.

Sie versucht, eine Kerze anzustecken.

Bir mum yakmaya çalışıyor.

Er will ihr den Ring anstecken.

Ona yüzüğü takmak istiyor.

((sich)) ((bei+3)) birinden hastalık kapmak Hastalığı iş arkadaşından kaptı.

((j-n)) ((mit+3)) birine bir şey bulaştırmak Ailesine grip bulaştırdı.

((et4)) bir şeyi yakmak Bir sigara yakıyor.

((j-m)) ((et4)) birine bir şey takmak Parmağına yüzüğü takıyor.

enfekte etmek (infizieren), yakmak (anzünden); Zıt anlamlılar: iyileştirmek (heilen), söndürmek (auslöschen)

'an-' (üstüne) öneki + 'stecken' (sokmak, takmak). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyi bir şeyin üstüne takmak'.

Bir virüsün size 'yapıştığını', bir panoya iğne 'taktığınızı' veya parmağınıza yüzük 'taktığınızı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.