Adjektiv

arbeitend

çalışan, işleyen

Die arbeitende Bevölkerung zahlt Steuern.

Çalışan nüfus vergi öder.

Sie ist eine hart arbeitende Mutter.

O, çok çalışan bir anne.

Ein arbeitender Computer macht Geräusche.

Çalışan bir bilgisayar ses çıkarır.

((ein)) arbeitender ((Mensch)) çalışan bir (insan) Çalışan bir insanın molaya ihtiyacı vardır.

((die)) arbeitende ((Bevölkerung)) çalışan (nüfus) Çalışan nüfus ekonominin motorudur.

Eş anlamlılar: tätig (faal), beschäftigt (meşgul); Zıt anlamlılar: arbeitslos (işsiz), untätig (faal olmayan)

'arbeiten' (çalışmak) fiili + '-d' şimdiki zaman ortacı ekinden oluşur. Türkçe'deki '-an/-en' ekine benzer.

Bu, bir fiilden sıfat yapmak için kullanılan ortaçtır, 'çalışan' gibi. Nitelediği isme göre son eki değişir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.