Nomen

die Belastung

yük, külfet, stres, zorlanma

Die Arbeit ist eine große Belastung für ihn.

İş onun için büyük bir yük.

Die Brücke hält der Belastung nicht stand.

Köprü yüke dayanamıyor.

Die hohe Miete ist eine finanzielle Belastung.

Yüksek kira mali bir yüktür.

((biri/bir şey)) için bir yük olmak Die Pflege der Eltern war eine große Belastung für sie.

((bir şeyden)) muzdarip olmak Er leidet unter der ständigen Belastung bei der Arbeit.

Eş anlamlılar: Last, Stress, Druck; Zıt anlamlılar: Entlastung, Erleichterung

'belasten' (yüklemek) fiilinden türemiştir. 'be-' (ön ek) + 'Last' (yük) + '-ung' (isim yapan ek) kelimelerinden oluşur.

Üzerinize binen ağır bir 'yük' (Last) düşünün. Bu fiziksel, zihinsel veya finansal bir yük olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.