besonnen
Çeviri
sağduyulu, aklı başında, temkinli, sakin
Örnekler
Ein besonnenes Handeln ist jetzt wichtig.
Şimdi sağduyulu hareket etmek önemlidir.
Er fällte ein besonnenes Urteil.
Sağduyulu bir karar verdi.
Dilbilgisi Kalıpları
sağduyulu davranmak besonnen handeln Kriz anında sağduyulu davranmak gerekir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: überlegt, ruhig, gelassen, umsichtig; Zıt anlamlılar: impulsiv, unüberlegt, voreilig
Etimoloji
'Sinn' (anlam, akıl) kelimesinden gelen 'besinnen' (düşünmek, aklını başına toplamak) fiilinin geçmiş zaman ortacından türemiştir.
Hafıza İpuçları
'Besonnen' bir kişi, hareket etmeden önce 'Sinn'ini (aklını) kullanır.