dar|stellen
Çeviri
canlandırmak, temsil etmek, oluşturmak, göstermek
Örnekler
Der Film stellt die Ereignisse dar.
Film olayları anlatıyor.
Das stellt ein großes Problem dar.
Bu büyük bir sorun teşkil ediyor.
Er stellt den König auf der Bühne dar.
Sahnede kralı canlandırıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) darstellen (bir şeyi) canlandırmak/temsil etmek Bu resim bir manzarayı tasvir ediyor.
((et4)) darstellen (bir şeyi) oluşturmak Bu bir istisna teşkil ediyor.
Benzer Kelimeler
repräsentieren (temsil etmek), zeigen (göstermek), bedeuten (anlamına gelmek)
Etimoloji
Ayrılabilir fiil: 'dar-' (öne) + 'stellen' (koymak). Kelimenin tam anlamıyla 'öne koymak'.
Hafıza İpuçları
Ayrılabilir önek 'dar-'ın cümlenin sonuna geldiğini unutmayın. Bir şeyi 'oraya' ('dar') 'koyduğunuzu' ('stellen') düşünün.