Nomen

der Umstand

durum, hal, koşul, zahmet

Unter diesen Umständen können wir nicht arbeiten.

Bu şartlar altında çalışamayız.

Das macht mir zu viele Umstände.

Bu bana çok fazla zahmet veriyor.

Sie ist in anderen Umständen.

O hamile.

bu şartlar altında unter diesen Umständen Bu şartlar altında en iyi çözüm bu.

birine zahmet vermek j-m Umstände machen Size zahmet vermek istemiyorum.

duruma göre je nach den Umständen Duruma göre daha sonra karar vereceğiz.

die Situation (durum), die Lage (vaziyet), die Bedingung (şart)

'um-' (etrafında) ve 'Stand' (durum, duruş) kelimelerinden oluşur. Bir durumun 'etrafında duran' şeyleri ifade eder.

Etrafınızda 'duran' ('um' + 'Stand') şeyleri düşünün; bunlar koşullardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.