dichtem
Çeviri
sık, yoğun, sızdırmaz, dar
Örnekler
Wir saßen bei dichtem Nebel fest.
Yoğun siste mahsur kaldık.
Das Dach ist nicht mehr ganz dicht.
Çatı artık tam olarak sızdırmaz değil.
Die Bäume stehen hier sehr dicht.
Ağaçlar burada çok sık duruyor.
Dilbilgisi Kalıpları
dicht + isim Yoğun ~ Yoğun sisin içinden geçiyoruz. Wir fahren durch dichten Nebel.
bir şey dicht olmak sızdırmaz olmak Pencere sızdırmaz değil. Das Fenster ist nicht dicht.
Benzer Kelimeler
eng (dar); Zıt anlamlılar: locker (gevşek), dünn (ince)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca'daki 'sağlam, katı' anlamına gelen 'diht' kelimesinden gelir. İngilizce 'tight' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
Ağaçların 'tight' (sıkı) bir şekilde paketlendiği 'dicht' (sık) bir orman hayal edin. Kelimeler kulağa çok benziyor.