Nomen

die Einschränkungen

kısıtlamalar, sınırlamalar, tahditler

Es gibt viele Einschränkungen bei diesem Projekt.

Bu projede birçok kısıtlama var.

Wir müssen mit finanziellen Einschränkungen leben.

Mali sınırlamalarla yaşamak zorundayız.

Einschränkungen ((bei+3)) bir şeydeki kısıtlamalar. Havuzun kullanımında kısıtlamalar var.

Einschränkungen ((für+4)) biri/bir şey için kısıtlamalar. Yeni kısıtlamalar tüm vatandaşlar için geçerlidir.

Eş anlamlılar: die Begrenzung, die Restriktion; Zıt anlamlı: die Freiheit

'ein-' (içine) + 'schränken' (sınırlamak, 'Schrank' dolap kelimesinden) + '-ung' (isim eki) + '-en' (çoğul). Kelimenin tam anlamıyla 'içine hapsetme'.

Bir 'Schrank' (dolap) 'içine' ('ein') konulduğunuzu ve hareketlerinizin kısıtlandığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.