Adjektiv

einsetzend

başlayan, ortaya çıkan

Der einsetzende Regen störte das Picknick.

Başlayan yağmur pikniği böldü.

Bei einsetzender Dämmerung gehen wir nach Hause.

Alacakaranlık başlarken eve gideriz.

einsetzend + İsim (başlayan) Başlayan kış soğuk günler getirir.

Eş anlamlılar: beginnend, anfangend; Zıt anlamlılar: endend, aufhörend

'einsetzen' (başlamak) fiilinin sıfat-fiil (Partizip I) halidir. 'ein-' (içine) + 'setzen' (koymak), bir eylemin 'baş göstermesi' veya 'yerleşmesi' anlamındadır.

Genellikle yağmur ('einsetzender Regen') veya alacakaranlık ('einsetzende Dämmerung') gibi doğal olayların başlangıcını tanımlamak için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.