Verb

ein|klemmen

sıkıştırmak, kıstırmak

Ich habe mir den Finger in der Tür eingeklemmt.

Parmağımı kapıya sıkıştırdım.

Das Papier ist im Drucker eingeklemmt.

Kağıt yazıcıda sıkıştı.

Klemme das Brett zwischen die Stühle ein.

Tahtayı sandalyelerin arasına sıkıştır.

((sich3)) ((et4)) ((in+3)) (vücudunun bir parçasını4) bir yere3 sıkıştırmak Ich habe mir den Finger in der Tür eingeklemmt.

Eş anlamlılar: quetschen (ezmek), einzwängen (zorla sokmak); Zıt anlamlı: befreien (kurtarmak)

`ein-` (içine) öneki ve `klemmen` (sıkıştırmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'içine sıkıştırmak'tır.

Parmağınızı kapının 'içine' (ein-) 'sıkıştırdığınızı' (klemmen) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.