Verb

erfreuen

sevindirmek, memnun etmek, (dönüşlü) keyif almak

Die gute Nachricht erfreute alle.

İyi haber herkesi sevindirdi.

Wir erfreuten uns an dem schönen Wetter.

Güzel havanın tadını çıkardık.

Er erfreut sich großer Beliebtheit.

Büyük bir popülariteye sahip.

((j-n)) birini sevindirmek Hediyesi onu çok sevindirdi.

sichAkk ((an+3)) bir şeyden keyif almak Güzel havanın tadını çıkardık.

sichAkk ((et2)) bir şeye sahip olmak (resmi) En iyi sağlığa sahip.

begeistern, gefallen; Zıt anlamlılar: betrüben, enttäuschen

'er-' ön eki + 'Freude' (sevinç). Sevinç vermek veya (dönüşlü) sevinç duymak anlamına gelir.

Bu fiili doğrudan 'die Freude' (sevinç) ismiyle ilişkilendirin. 'erfreuen', bu sevinci verme veya yaşama eylemidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.