Nomen

die Erleichterung

hafifletme, kolaylaştırma, rahatlama

Die neuen Gesetze bringen steuerliche Erleichterungen.

Yeni yasalar vergi kolaylıkları getiriyor.

Wir bieten unseren Kunden verschiedene Erleichterungen an.

Müşterilerimize çeşitli kolaylıklar sunuyoruz.

((j-m)) rahatlık vermek Onun varlığı ona büyük bir rahatlık verdi.

((j-n)) için bir rahatlama Bu hepimiz için bir rahatlamaydı.

Eş anlamlılar: die Linderung (dindirme), die Vereinfachung (basitleştirme); Zıt anlamlılar: die Erschwerung (zorlaştırma), die Belastung (yük)

'er-' ön eki (bir değişiklik veya tamamlanma belirtir) + 'leicht' (hafif, kolay) + '-ung' son eki (isim yapar). Kelimenin tam anlamıyla 'hafifletme/kolaylaştırma'.

Ağır bir yükün 'leichter' (daha hafif) hale getirildiğini düşünün. 'Erleichterung', o yük kaldırıldığındaki his veya eylemdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.