Verb

leiden

acı çekmek, katlanmak, muzdarip olmak

Er leidet an einer schweren Krankheit.

Ağır bir hastalıktan muzdarip.

Sie leidet unter dem Lärm.

Gürültüden rahatsız oluyor.

Ich kann ihn nicht leiden.

Ona katlanamıyorum.

((an+3)) bir hastalıktan muzdarip olmak Er leidet an einer schweren Krankheit.

((unter+3)) bir durumdan muzdarip olmak Sie leidet unter dem Lärm.

((j-n)) birine katlanmak Ich kann ihn nicht leiden.

Eş anlamlılar: ertragen, erdulden; Zıt anlamlılar: genießen

Eski Yüksek Almanca'daki 'līdan' (gitmek, dayanmak) kelimesinden gelir.

Bir hastalığa 'an' ile, olumsuz bir duruma 'unter' ile katlandığınızı (leiden) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.