greifen
Çeviri
yakalamak, tutmak, el uzatmak, yürürlüğe girmek
Örnekler
Er greift nach dem Apfel.
Elmaya uzanıyor.
Das Kind greift meine Hand.
Çocuk elimi tutuyor.
Diese Regel greift hier nicht.
Bu kural burada geçerli değil.
Dilbilgisi Kalıpları
((nach+3)) bir şeye uzanmak Anahtara uzanıyor.
((et4)) bir şeyi tutmak Bebek annesinin parmağını tutuyor.
((zu+3)) bir şeye başvurmak Bazen daha sert önlemlere başvurmak gerekir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: fassen, packen; Zıt anlamlılar: loslassen
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'grīfan' kelimesinden gelir, İngilizce 'grip' kelimesiyle ilişkilidir.
Hafıza İpuçları
Bir grifonun (Almanca 'Greif') avını 'yakaladığını' hayal edin.