Nomen

das Delikt

suç, kabahat, haksız fiil

Diebstahl ist ein strafbares Delikt.

Hırsızlık cezalandırılabilir bir suçtur.

Er wurde wegen eines geringfügigen Delikts verurteilt.

Küçük bir suçtan hüküm giydi.

((işlemek)) suç işlemek Ağır bir suç işledi. (Er hat ein schweres Delikt begangen.)

((yüzünden)) bir suç yüzünden Bir trafik suçu yüzünden hakkında dava açıldı. (Sie wurde wegen eines Verkehrsdelikts angeklagt.)

hafif/ağır bir suç Bu sadece hafif bir suçtu. (Es war nur ein geringfügiges Delikt.)

Eş anlamlılar: Straftat (suç eylemi), Vergehen (kabahat), Verbrechen (cürüm)

Latince "delictum" (hata, suç) kelimesinden gelir, bu da "delinquere" (kusur işlemek, suç işlemek) fiilinden türemiştir.

İngilizce'de suç işleyen kişi anlamına gelen "delinquent" kelimesiyle bağlantı kurun.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.