hervorgehoben
Çeviri
vurgulanmış, belirgin, seçkin, öne çıkan
Örnekler
Der hervorgehobene Satz ist sehr wichtig.
Vurgulanan cümle çok önemli.
Er hat eine hervorgehobene Position im Team.
Takımda seçkin bir konumu var.
Dilbilgisi Kalıpları
hervorgehoben + İsim vurgulanmış ~ Vurgulanmış bir nokta.
Benzer Kelimeler
betont (vurgulanmış), belirgin; Zıt Anlamlılar: göze çarpmayan (unauffällig)
Etimoloji
'hervor' (öne) + 'heben' (kaldırmak) fiilinin geçmiş zaman sıfat-fiili. Kelimenin tam anlamıyla 'öne kaldırılmış', yani 'belirginleştirilmiş'.
Hafıza İpuçları
Bir metin işaretleyicisiyle metni sayfanın dışına 'öne kaldırdığınızı' (hervorheben) hayal edin. Sonuç 'hervorgehoben' (vurgulanmış) olur.