Adjektiv

langgezogen

uzatılmış, yayvan

Die Straße ist langgezogen und gerade.

Yol uzun ve düz.

Er stieß einen langgezogenen Seufzer aus.

Uzun bir iç çekti.

((niteleme)) uzatılmış ... Uzun bir virajdan geçtik. Wir fuhren durch eine langgezogene Kurve.

((yüklem)) uzatılmış olmak Vadi uzundur. Das Tal ist langgezogen.

Eş anlamlılar: gestreckt (gerilmiş), ausgedehnt (genişletilmiş); Zıt anlamlılar: kurz (kısa), kompakt (sıkı)

'lang' (uzun) + 'gezogen' ('ziehen', çekmek fiilinin geçmiş zaman ortacı) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'uzun çekilmiş'tir.

Sakızı 'uzun (lang) çektiğinizi (gezogen)' hayal edin. Bu kelimenin anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.