an|sprechen
Çeviri
hitap etmek, bahsetmek, hoşuna gitmek, tepki vermek
Örnekler
Er spricht sie auf der Straße an.
Caddede ona hitap ediyor.
Das Thema spricht viele Leute an.
Konu birçok insanın hoşuna gidiyor.
Der Patient spricht auf die Behandlung an.
Hasta tedaviye yanıt veriyor.
Sie hat das Problem direkt angesprochen.
Sorunu doğrudan dile getirdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) ((an|sprechen)) birine hitap etmek Darf ich Sie kurz ansprechen?
((et4)) ((an|sprechen)) bir konudan bahsetmek Er hat das Thema angesprochen.
((j-n)) ((an|sprechen)) birinin hoşuna gitmek Die Musik spricht mich an.
((auf+4)) ((an|sprechen)) bir şeye tepki vermek Der Motor spricht sofort an.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'an-' (yönelme) ve 'sprechen' (konuşmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'birine doğru konuşmak'.
Hafıza İpuçları
Birine bir şey sormak için 'aniden' (an) 'konuşmaya' (sprechen) başladığını düşün.