Adjektiv

bedacht

düşünceli, tedbirli, dikkatli

Er hat eine bedachte Entscheidung getroffen.

Düşünceli bir karar verdi.

Sie ist auf das Wohl anderer bedacht.

Başkalarının iyiliğini düşünür.

((auf et4)) bedacht olmak bir şeye dikkat etmek, bir şeyi gözetmek O, her zaman düzenli olmaya bedacht.

Eş anlamlılar: überlegt, vorsichtig; Zıt anlamlılar: unbedacht, impulsiv

'bedenken' (düşünmek, göz önünde bulundurmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'be-' öneki + 'dacht' ('denken' fiilinin geçmiş zaman ortacı).

İngilizce'deki 'be-thought' (düşünülmüş) gibi düşünün, üzerinde iyice düşünülmüş bir şeyi ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.