Adjektiv

unbefristet

süresiz, vadesiz, daimi

Er hat einen unbefristeten Arbeitsvertrag.

Onun süresiz bir iş sözleşmesi var.

Das Angebot ist unbefristet gültig.

Teklif süresiz olarak geçerlidir.

süresiz bir sözleşme Süresiz bir sözleşme aldı. Sie hat einen unbefristeten Vertrag bekommen.

Eş anlamlılar: unbegrenzt, dauerhaft, permanent; Zıt anlamlılar: befristet, temporär

un- (olumsuzluk) + befristet (süreli) kelimelerinden gelir. 'Frist' ismi 'süre, mühlet' anlamına gelir. Yani tam anlamıyla 'süresiz'.

'Frist' kelimesini 'son tarih' olarak düşünün. 'un-be-frist-et' olan bir şeyin son tarihi yoktur, bu da onu kalıcı veya süresiz yapar. Bir iş sözleşmesi için çok arzu edilen bir durum!

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.