verbringen
Çeviri
(zaman) geçirmek
Örnekler
Er verbrachte seine Kindheit auf dem Land.
Çocukluğunu kırsalda geçirdi.
Sie verbrachte Stunden mit dem Buch.
Kitapla saatler geçirdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) ((biriyle/bir şeyle)) (bir şeyi) (biriyle/bir şeyle) geçirmek Akşamı arkadaşlarıyla geçirdi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: zugebracht, aufgewendet
Etimoloji
'ver-' (tamamlanma bildiren bir süreç) ön eki ve 'bringen' (getirmek) kelimesinden gelir. Zamanı bir yere 'getirip' orada harcamak anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Zamanınızı bir yere 'getirdiğinizi' (bringen) ve orada 'geçirdiğinizi' (verbringen) hayal edin. 'ver-' ön eki zamanın tamamen kullanıldığını ifade eder.