verkleistert
Çeviri
yapış yapış, zamklanmış, yapıştırılmış
Örnekler
Seine Augen waren am Morgen verkleistert.
Sabahları gözleri yapış yapıştı.
Die Seiten des Buches sind verkleistert.
Kitabın sayfaları yapışmış.
Ihre Finger waren vom Honig verkleistert.
Parmakları baldan yapış yapıştı.
Dilbilgisi Kalıpları
bir şey yapış yapış olmak bir şey yapış yapış olmak Gözleri yapış yapış.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: verklebt, klebrig; Zıtanlamlılar: sauber, getrennt
Etimoloji
`ver-` (tamamlanma veya yanlış gitme belirten ön ek) + `Kleister` (zamk/tutkal) + `-t` (geçmiş zaman ortacı eki). 'Yapıştırılmış' veya 'zamklanmış'.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin üzerine `Kleister` (zamk) döktüğünüzü ve onu `verkleistert` (yapış yapış) hale getirdiğinizi hayal edin.