Adjektiv

straffällig

suçlu, sabıkalı

Er ist mit 16 Jahren straffällig geworden.

16 yaşında suça karıştı.

Straffällige Jugendliche brauchen besondere Hilfe.

Suçlu gençlerin özel yardıma ihtiyacı var.

straffällig werden suça karışmak, suçlu olmak 16 yaşında suça karıştı.

kriminell (kriminal), delinquent (suçlu); Zıt anlamlısı: gesetzestreu (yasalara uyan)

'Straf' (ceza) ve 'fällig' (vadesi gelmiş, gereken) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'cezayı hak eden'dir.

Bir eylemin bir cezayı (Straf) 'gerekli kıldığını' (fällig) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.