Nomen

das Talent

yetenek, kabiliyet

Sie hat ein großes Talent für Musik.

Müziğe karşı büyük bir yeteneği var.

Der Verein fördert junge Talente.

Kulüp genç yetenekleri teşvik ediyor.

Sein schauspielerisches Talent ist unbestreitbar.

Onun oyunculuk yeteneği yadsınamaz.

((bir yetenek)) ((için)) bir şeye yeteneği olmak Onun dillere karşı bir yeteneği var. Sie hat ein Talent für Sprachen.

((bir yetenek)) ((olarak)) bir şey olarak yetenek O, piyanist olarak büyük bir yetenektir. Er ist ein großes Talent als Pianist.

die Begabung (yetenek, istidat), die Fähigkeit (beceri)

Latince 'talentum' kelimesinden gelir, o da Yunanca 'talanton' (ağırlık/para birimi) kelimesinden alınmıştır. Uluslararası bir kelimedir.

İngilizce'deki 'talent' kelimesiyle neredeyse aynıdır. Artikeli 'das' olan bir kelime olduğunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.