Verb

treffen

buluşmak, isabet etmek, karşılaşmak, karar vermek

Wir trafen uns letzte Woche.

Geçen hafta buluştuk.

Seine Worte trafen mich sehr.

Sözleri beni çok etkiledi.

Sie trafen Vorbereitungen für die Reise.

Yolculuk için hazırlık yaptılar.

((j-n)) ((an+3/in+3)) (biriyle) (bir yerde) buluşmak Arkadaşımla kafede buluşuyorum.

sich ((mit j-m)) (biriyle) buluşmak Yarın meslektaşlarla buluşuyoruz.

((et4)) (bir şeye) isabet etmek Top cama isabet etti.

eine Entscheidung ((treffen)) bir karar vermek Bir karar vermeniz gerekiyor.

Eş anlamlılar: begegnen, kennenlernen; Zıt anlamlılar: verfehlen

Proto-Cermence *drepaną ('vurmak, isabet etmek') kelimesinden gelir. İngilizce 'drub' ile kökteştir.

'Trafik'te tesadüfen biriyle 'karşılaşmak' (treffen) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.