Adjektiv

versteckt

gizli, saklı, gizlenmiş

Der Schatz liegt an einem versteckten Ort.

Hazine gizli bir yerde.

Er hat eine versteckte Botschaft hinterlassen.

Gizli bir mesaj bıraktı.

((sıfat olarak)) gizli... ein verstecktes Mikrofon (gizli bir mikrofon)

((yüklem olarak)) ... gizlidir Der Eingang ist gut versteckt. (Giriş iyi gizlenmiş.)

Eş anlamlılar: verborgen, geheim; Zıt anlamlılar: offen (açık), sichtbar (görünür)

'verstecken' (saklamak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ver-' öneki genellikle uzaklaşma belirtir, 'stecken' ise 'sokmak' anlamına gelir.

Bir şeyi uzağa ('ver-') soktuğunu ('stecken') hayal et, böylece gizlenmiş olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.