berufen
Çeviri
atamak, toplantıya çağırmak, dayanmak, başvurmak
Örnekler
Sie wurde zur Professorin berufen.
Profesör olarak atandı.
Der Chef berief eine Besprechung.
Patron bir toplantı düzenledi.
Er beruft sich auf sein Recht zu schweigen.
Sessiz kalma hakkını kullanıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) ((zu+3)) (birini) (bir şeye) atamak. Man hat ihn zum Vorsitzenden berufen.
((et4)) (bir şeyi) toplantıya çağırmak. Sie berief eine Versammlung.
sich ((auf+4)) (bir şeye) dayanmak. Er beruft sich auf das Gesetz.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'be-' öneki ve 'rufen' (çağırmak) kelimesinden. Kelimenin tam anlamıyla 'göreve çağırmak'.
Hafıza İpuçları
'Beruf' (meslek) kelimesini 'çağrınız' olarak düşünün. 'berufen' olmak bir pozisyona çağrılmaktır.