Verb

vor|legen

ibraz etmek, sunmak, takdim etmek

Bitte legen Sie Ihren Pass vor.

Lütfen pasaportunuzu ibraz ediniz.

Er muss die Dokumente bis Freitag vorlegen.

Belgeleri Cuma gününe kadar sunması gerekiyor.

((j-m et4)) birine bir şeyi sunmak Raporu patronuna sundu.

((et4)) bir şeyi ibraz etmek Kimliğinizi ibraz etmelisiniz.

Eş anlamlılar: präsentieren, einreichen, zeigen; Zıt anlamlılar: verbergen, zurückhalten

`vor-` (önüne) ön eki + `legen` (koymak). Kelimenin tam anlamıyla 'birinin önüne koymak'.

Bir memurun görmesi için önüne (`vor-`) bir belge koyduğunuzu (`legen`) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.