Verb

warnen

uyarmak, ikaz etmek, dikkatini çekmek

Der Wetterdienst warnt vor dem Sturm.

Hava durumu servisi fırtına konusunda uyarıyor.

Die Mutter warnt ihr Kind.

Anne çocuğunu uyarıyor.

Ein Schild warnt vor der Gefahr.

Bir tabela tehlikeye karşı uyarıyor.

((j-n)) ((vor+3)) (birini) (-e karşı) uyarmak Hava durumu servisi halkı fırtınaya karşı uyarıyor. Der Wetterdienst warnt die Bevölkerung vor dem Sturm.

((j-n)) (birini) uyarmak Anne çocuğunu uyarıyor. Die Mutter warnt ihr Kind.

alarmieren (alarma geçirmek), hinweisen auf (işaret etmek); Zıt Anlamlılar: beruhigen (sakinleştirmek)

Eski Yüksek Almanca 'warnōn' kelimesinden gelir, İngilizce 'warn' kelimesiyle ilişkilidir.

Bir bekçinin insanları tehlikeye karşı uyarmak için 'WARNUNG!' (Uyarı!) diye bağırdığını hayal edin. Bu eylemin fiili 'warnen'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.