Verb

an|fertigen

yapmak, üretmek, imal etmek

Der Schreiner fertigt einen Tisch an.

Marangoz bir masa yapıyor.

Sie fertigt eine Kopie des Dokuments an.

Belgenin bir kopyasını hazırlıyor.

Das Kleid wurde nach Maß angefertigt.

Elbise özel olarak yapıldı.

((et4)) anfertigen (bir şeyi4) yapmak/üretmek Marangoz bir masa yapıyor.

Eş anlamlılar: herstellen, produzieren, erstellen; Zıt anlamlılar: zerstören, vernichten

'an-' ön eki ve 'fertig' (hazır, bitmiş) kelimesinden oluşur. Bir şeyi bitene kadar üzerinde çalışma fikrini taşır.

Bir şeyi 'fertig' (hazır) hale getirme eylemi olarak düşünün. 'an-' ön eki, onu tamamlamaya yönelik süreci vurgular.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.