Verb

dringen

içine işlemek, sızmak, ısrar etmek

Das Licht dringt durch das Fenster.

Işık pencereden içeri sızıyor.

Er dringt auf eine schnelle Entscheidung.

Hızlı bir karar için ısrar ediyor.

Kein Laut drang an unser Ohr.

Kulağımıza hiçbir ses gelmedi.

((durch+4)) bir şeyin içinden geçmek Işık pencereden içeri sızıyor.

((auf+4)) bir şeyde ısrar etmek Hızlı bir karar için ısrar ediyor.

Eş anlamlılar: durchkommen, bestehen auf, eindringen

Eski Yüksek Almanca 'dringan' (bastırmak, itmek) kelimesinden gelir. İngilizce 'throng' kelimesiyle ilgilidir.

İlgili kelime olan 'dringend' (acil) kelimesini düşünün. Acil bir konu, 'zorla' ilerletilmesi gereken bir konudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.