Verb

erfordern

gerektirmek, icap etmek

Diese Arbeit erfordert viel Geduld.

Bu iş çok sabır gerektirir.

Das Gesetz erfordert eine Genehmigung.

Yasa bir izin gerektiriyor.

Die Situation erfordert schnelles Handeln.

Durum hızlı hareket etmeyi gerektiriyor.

((bir şeyi)) gerektirmek Bu görev konsantrasyon gerektirir.

benötigen, verlangen, brauchen

'er-' ön eki + 'fordern' (talep etmek). 'fordern' kelimesinin, güçlü bir gerekliliği ima eden yoğunlaştırılmış bir versiyonudur.

Bunu 'brauchen' (ihtiyaç duymak) kelimesinin daha resmi ve güçlü bir versiyonu olarak düşünün. Bir durumun veya görevin nesnel olarak ne gerektirdiği ile ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.