Verb

erliegen

yenik düşmek, boyun eğmek, -den ölmek

Er erlag seinen schweren Verletzungen.

Ağır yaralarına yenik düştü.

Sie erlag der Versuchung und aß die Schokolade.

Günaha yenik düşüp çikolatayı yedi.

((et3)) (-e) yenik düşmek Yaralarına yenik düştü.

Eş anlamlılar: nachgeben, unterliegen, sterben an; Zıt anlamlılar: widerstehen, überleben

'er-' ön eki (sonuç belirtir) + 'liegen' (yatmak). Sonunda yatmak, yani 'yenik düşmek' anlamını taşır.

Bir hastalık veya ayartma karşısında verilen savaşı kaybedip kalıcı olarak ('er-') 'liegen' (yatmak) zorunda kalan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.