Verb

sprengen

patlatmak, havaya uçurmak, su serpmek, aşmak

Die Arbeiter sprengen den Felsen.

İşçiler kayayı patlatıyor.

Sie sprengte den Rasen mit Wasser.

Çimleri suyla suladı.

Die Kosten sprengen jeden Rahmen.

Maliyetler her türlü çerçeveyi aşıyor.

((et4)) bir şeyi patlatmak Die Arbeiter sprengen den Felsen.

((et4)) ((mit et3)) bir şeye bir şey serpmek Sie sprengte den Rasen mit Wasser.

Eş anlamlılar: patlatmak, yok etmek; Zıt anlamlılar: inşa etmek, yapmak.

Orta Yüksek Almanca 'sprengen' kelimesinden gelir, 'springen' (zıplamak) fiilinin ettirgen hali, yani 'zıplatmak'.

Bir şeyi zorla 'zıplatarak' parçalara ayırdığınızı düşünün. Ayrıca, fıskiye (Sprinkler) suyu 'sprengt' (serper).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.