Verb

verankern

demirlemek, sağlamlaştırmak, yerleştirmek

Das Schiff ist im Hafen verankert.

Gemi limana demirlemiş.

Dieses Recht ist im Grundgesetz verankert.

Bu hak anayasada yer almaktadır.

((et4)) ((in+3)) bir şeyi bir şeye demirlemek/yerleştirmek Yasada bir hakkı güvence altına almak.

Eş anlamlılar: befestigen (sabitlemek), festlegen (belirlemek), etablieren (kurmak)

`ver-` ön eki (tamamlama, değiştirme) + `Anker` (çapa, demir). Kelimenin tam anlamıyla 'çapa gibi yapmak'.

Bir gemiyi sıkıca yerinde tutan bir 'çapa' (`Anker`) düşünün. Bu, fiziksel bir gemi olabileceği gibi bir fikir veya yasa gibi mecazi bir şey de olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.