Verb

voran|treiben

ilerletmek, geliştirmek, teşvik etmek

Wir müssen das Projekt vorantreiben.

Projeyi ilerletmek zorundayız.

Sie treibt ihre Karriere energisch voran.

Kariyerini enerjik bir şekilde ilerletiyor.

((et4)) vorantreiben bir şeyi ilerletmek Wir müssen das Projekt vorantreiben.

Eş anlamlılar: fördern (desteklemek), beschleunigen (hızlandırmak); Zıt anlamlılar: bremsen (frenlemek), aufhalten (durdurmak)

'voran' (ileri) ve 'treiben' (sürmek, itmek) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'ileriye sürmek'tir.

Bir projeyi tamamlanması için ileriye ('voran') doğru sürdüğünüzü ('treiben') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.