Nomen

die Freude

sevinç, neşe, keyif, mutluluk

Sie sprang vor Freude in die Luft.

Sevinçten havaya zıpladı.

Es ist mir eine große Freude, Sie zu treffen.

Sizinle tanışmak büyük bir zevk.

Er hat Freude an der Gartenarbeit.

Bahçe işlerinden keyif alıyor.

Freude ((an+3)) bir şeyden keyif alma Müzikten keyif alıyor.

Freude ((über+4)) bir şeye sevinme Hediye konusundaki sevinç büyüktü.

((j-m)) Freude machen birini sevindirmek Başkalarına yardım etmek bana keyif veriyor.

Eş anlamlılar: das Glück, das Vergnügen; Zıt anlamlılar: die Trauer, das Leid

Eski Yüksek Almanca 'frewida' kelimesinden gelir, 'froh' (mutlu) ile ilgilidir.

İngilizce 'friend' (arkadaş, Almanca Freund) kelimesini düşünün. Arkadaşlar (Freunde) sevinç (Freude) getirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.