Adjektiv

eingebettet

gömülü, içine yerleşmiş, entegre

Das Dorf liegt eingebettet in den Bergen.

Köy, dağların arasına yerleşmiştir.

Der Code ist in die Webseite eingebettet.

Kod, web sitesine gömülüdür.

((bir şeyin içine)) eingebettet sein bir şeyin içine yerleşmiş olmak Köy, dağların arasına yerleşmiştir.

integriert (entegre), umgeben (çevrili), eingeschlossen (içerilen)

'einbetten' (gömmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı, 'ein-' (içine) + 'Bett' (yatak) kelimelerinden gelir. 'Yatağın içine konmuş' gibi bir imajı vardır.

Bir şeyin bir 'yatağın' ('Bett') 'içine' ('ein-') yerleştirildiğini, yani daha büyük bir şeyin içine güvenli bir şekilde yerleştiğini veya gömüldüğünü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.