Adjektiv

flüchtig

kaçak, geçici, üstünkörü, uçucu

Der Täter ist immer noch flüchtig.

Fail hala kaçak.

Das Glück ist ein flüchtiger Moment.

Mutluluk geçici bir andır.

Er warf nur einen flüchtigen Blick darauf.

Ona sadece üstünkörü bir bakış attı.

kaçak olmak Fail hala flüchtig.

geçici/üstünkörü olmak Bu sadece flüchtig bir düşünceydi.

Eş anlamlılar: vergänglich (geçici), kurz (kısa), oberflächlich (yüzeysel); Zıt anlamlılar: beständig (kalıcı), gründlich (detaylı)

'Flucht' (kaçış) kelimesinden '-ig' sıfat ekiyle türetilmiştir.

'Flucht' (kaçış) halindeki birini düşünün – o 'kaçak' (flüchtig) durumdadır ve sadece 'üstünkörü' (flüchtig) bir bakış atabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.