Verb

reichen

yetmek, kafi gelmek, ulaşmak, uzatmak

Seine Macht reicht weit.

Onun gücü uzağa erişir.

Das Geld reicht nicht.

Para yetmiyor.

Kannst du mir das Salz reichen?

Tuzu bana uzatabilir misin?

reichen ((für et4)) bir şeye yetmek Para kiraya yetiyor.

((j-m)) ((et4)) reichen birine bir şeyi uzatmak Bana şekeri uzatabilir misin lütfen?

((bis an/zu+3)) reichen bir yere kadar ulaşmak Etek dizlerine kadar ulaşıyor.

Eş anlamlılar: genügen, langen; Zıt anlamlılar: fehlen

Eski Yüksek Almanca 'reihhōn' (ulaşmak, uzanmak) kelimesinden gelir, İngilizce 'reach' ile kökteştir.

İngilizce 'reach' (ulaşmak) kelimesini düşünün. Bir şeye 'ulaşabiliyorsanız', o şey 'yeterlidir'. Ayrıca birine bir şey 'uzatırsınız'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.