beobachten
Çeviri
gözlemlemek, izlemek, gözetlemek
Örnekler
Der Wissenschaftler beobachtet die Sterne.
Bilim adamı yıldızları gözlemliyor.
Ich beobachte die Kinder auf dem Spielplatz.
Oyun parkındaki çocukları izliyorum.
Wir müssen die Entwicklung genau beobachten.
Gelişimi yakından izlemeliyiz.
Dilbilgisi Kalıpları
((birini/bir şeyi)) gözlemlemek/izlemek Bahçedeki kuşları gözlemliyor.
((birini)) ((bir şey yaparken)) izlemek Çocukları oynarken izliyorum.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'be-' öneki (fiilleri geçişli yapar) ve 'Obacht' (dikkat, özen) kelimesinden gelir. Dikkatini bir şeye yöneltmek anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
'be-' + 'Achtung' (dikkat) olarak düşünün. Dikkatinizi bir nesneye yöneltiyorsunuz, yani onu gözlemliyorsunuz.