verb

railroad

zorla kabul ettirmek, baskı yapmak

They railroaded the proposal through the committee.

Teklifi komisyondan zorla geçirdiler.

She felt she was being railroaded into the decision.

Karara zorlandığını hissetti.

((bir şeyi)) ((...-den/-dan)) zorla geçirmek They railroaded the proposal through the committee.

((birini)) ((... yapmaya)) zorlamak They railroaded him into signing the contract.

Eş anlamlılar: force, rush, steamroller, coerce

'Railroad' isminden gelir. Fiil, bir şeyi bir tren gibi sapma olmadan sabit bir ray boyunca zorla ilerletmek anlamına gelir.

Bir yasa tasarısını, bir demiryolu üzerindeki tren kadar güçlü ve doğrudan meclisten geçirdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.