adverb

damn

kahrolası, lanet, çok

Damn! I forgot my wallet.

Kahretsin! Cüzdanımı unuttum.

This damn computer won't work.

Bu kahrolası bilgisayar çalışmıyor.

I don't give a damn.

Umurumda bile değil.

It's a damn shame he left.

Onun gitmesi çok yazık oldu.

((ünlem olarak)) öfkeyi ifade etmek için kullanılır Damn! I'm late.

((sıfat olarak)) ((isim)) (bir şeye) yönelik öfkeyi ifade etmek için kullanılır This damn phone is broken.

((zarf olarak)) ((sıfat)) bir sıfatı vurgulamak için kullanılır It's damn cold today.

not give a ((damn)) hiç umursamamak I don't give a damn what you think.

Synonyms: bloody, freaking; Turkish equivalents: kahrolası, lanet

Latince'de 'hasar, kayıp, zarar' anlamına gelen 'damnum' kelimesinden gelir. Başlangıçta cehenneme mahkum etme gibi dini bir anlamı vardı.

Genellikle olumsuz olan güçlü bir vurgu eklemek için kullanılır. Trafikte sıkışıp kaldığınızda 'Bu kahrolası trafik!' diye bağırdığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.