verb

deflect

saptırmak, yönünü değiştirmek, savuşturmak

The shield deflected the arrow.

Kalkan oku saptırdı.

He deflected the question with a joke.

Soruyu bir şakayla savuşturdu.

((bir şeyi)) saptırmak Kalkan oku saptırdı.

((bir şeyi)) ((birinden/bir şeyden)) (eleştiri, dikkat vb.) saptırmak Soruyu bir şakayla savuşturdu.

Eş anlamlılar: saptırmak, yönünü değiştirmek, savuşturmak; Zıt anlamlılar: çekmek, emmek

Latince 'de-' (uzak) + 'flectere' (bükmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'uzağa bükmek'.

Bir kalkanın bir saldırıyı saptırdığını düşünün. Fiziksel nesneler için veya eleştiri ve soruları savuşturmak için kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.