verb

escalate

tırmanmak, yükselmek, kızışmak

The conflict could escalate into a full-scale war.

Çatışma topyekûn bir savaşa tırmanabilir.

We must not escalate the situation.

Durumu tırmandırmamalıyız.

The costs have escalated rapidly.

Maliyetler hızla arttı.

((bir şey)) tırmanır/artar Maliyetler hızla arttı.

((bir şeyi)) tırmandırmak Durumu tırmandırmamalıyız.

((bir şey)) ((başka bir şeye)) tırmanır Çatışma topyekûn bir savaşa tırmanabilir.

Synonyms: intensify (yoğunlaşmak), increase (artmak); Antonyms: de-escalate (yatıştırmak)

'escalator' (yürüyen merdiven) kelimesinden türetilmiştir. Yürüyen merdiven gibi adım adım yukarı çıkma fikri.

Bir sorunun 'yürüyen merdivenle' (escalator) yukarı çıktığını, daha yoğun hale geldiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.