preposition

given

göz önüne alındığında, dikkate alınırsa, -e bakılırsa

Given the weather, we should stay inside.

Hava göz önüne alındığında, içeride kalmalıyız.

He is very fit, given his age.

Yaşına göre çok formda.

You must finish within the given time.

Verilen süre içinde bitirmelisiniz.

((bir şey)) (bir şey) göz önüne alındığında Given his experience, he should get the job.

Eş anlamlılar: considering, in view of

Eski İngilizce'deki 'giefan' (vermek) fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir. 'göz önüne alındığında' anlamı, 'eğer bu kabul edilirse veya varsayılırsa' fikrinden türemiştir.

Bunu 'Eğer size bu gerçek *verilirse*...' gibi düşünün. Örneğin, 'Yağmur göz önüne alındığında (bize yağmur gerçeği verilmiş), bir şemsiye almalıyız'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.