gossip
Çeviri
dedikodu, söylenti, laf, dedikoducu kimse
Örnekler
I don't listen to office gossip.
Ofis dedikodularını dinlemem.
He's a terrible gossip.
O korkunç bir dedikoducudur.
They love to gossip about their neighbours.
Komşuları hakkında dedikodu yapmayı severler.
Dilbilgisi Kalıpları
((gossip)) başkalarının özel hayatları hakkında konuşma (sayılamayan) Ofis dedikodularını dinlemem.
((a gossip)) başkaları hakkında konuşmaktan hoşlanan kişi (sayılabilen) O korkunç bir dedikoducudur.
((to gossip)) ((about sb./sth.)) başkaları hakkında dedikodu yapmak (fiil) Komşuları hakkında dedikodu yapmayı severler.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'vaftiz ebeveyni' anlamına gelen 'godsibb' kelimesinden, 'god' (tanrı) + 'sibb' (akraba). Anlamı 'yakın tanıdık', sonra 'konuşkan kişi' ve son olarak 'boş laf' olarak evrilmiştir.
Hafıza İpuçları
Tüm aile sırlarını bilen ve bunlar hakkında konuşmayı seven bir 'vaftiz kardeşi' (vaftiz ebeveyni) hayal edin.