verb

hack

heklemek, kabaca kesmek, başa çıkmak

Someone tried to hack my email account.

Birisi e-posta hesabımı heklemeye çalıştı.

He hacked the branches off the tree.

Ağacın dallarını kabaca kesti.

I can't hack the pace of this new job.

Bu yeni işin temposuyla başa çıkamıyorum.

((sth.)) (-i) heklemek Birisi e-posta hesabımı heklemeye çalıştı.

((sth.)) ((off/down)) (-i) kesip ayırmak Ağacın dallarını kesti.

Eş anlamlılar: chop, crack, manage; Zıt anlamlılar: protect, fail

Eski İngilizce'deki 'haccian' (parçalara ayırmak) kelimesinden gelir. Bilgisayar anlamı 1950'lerde MIT'de ortaya çıkmıştır.

İçine girmek için bir bilgisayara baltayla 'saldıran' birini hayal edin, bu iki ana anlamı birleştirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.