noun

implication

ima, çıkarım, doğuracağı sonuç, bulaşma

The new law has serious implications for our business.

Yeni yasanın işimiz için ciddi sonuçları var.

The implication was that he had lied.

İma edilen şey, onun yalan söylediğiydi.

His implication in the scandal was a surprise.

Onun skandala karışması sürpriz oldu.

((for sth.)) (bir şey için) sonuçları The decision has serious implications for the future of the company.

((that ...)) (... olduğu) iması The implication was that they were not telling the truth.

((in sth.)) (kötü bir şeye) karışma, bulaşma His implication in the crime was never proven.

Eş anlamlılar: consequence, suggestion, ramification, involvement

Latince 'içine katlamak' anlamına gelen 'implicare' kelimesinden gelir. 'Implication', bir ifadeye veya eyleme 'katlanmış' bir şeydir, yani gizli bir anlam veya sonuçtur.

'Implication', doğrudan belirtilmeyen, bir eylemin 'içine katlanmış' bir sonuç veya fikirdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.